Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, İran’ın son açıklamalarına karşı dikkatli bir yaklaşım benimsemiştir. İran Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ABD ve İsrail’i hedef alarak, “Düşmanın en ufak hatasına katbekat cevap vereceğiz” ifadesini kullanmıştır. Bu açıklamalar, İran’ın bölgesel etkisini artırmak ve potansiyel bir çatışma riskini azaltmak amacıyla yapılmış olabilir.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ABD ile olan ilişkilerdeki gerilimi artırmakla suçlanmaktadır. Netanyahu, ABD’deki seçimlerin yaklaştıkça, İsrail’in kendi çıkarlarını korumak için daha sert bir tutum sergilemesi gerektiğini savunmaktadır. ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile olan bağlarını güçlendirmek amacıyla, Gazze Şeridi’yle ilgili kararları erteleme kararı almıştır.
ABD’de 3 Kasım’da yapılacak seçimler, İsrail ile olan ilişkilerin geleceği açısından kritik bir dönemdir. Netanyahu’nun anketlerdeki popüleritesi, ABD ile olan bağları zayıflatacak şekilde düşmektedir. Bu durum, İsrail’in ABD’deki siyasi etkisini azaltabilir. İran’ın son açıklamaları, bu gerilimi daha da derinleştirebilir.
ABD ve İsrail, İran’ın tehditlerine karşı birlikte hareket etmek zorunda kalmışlardır. Ancak, her iki ülke de kendi iç siyasi durumlarını göz önünde bulundurarak, İran’a karşı sert bir tepki vermeyi tercih etmektedir. Bu durum, bölgedeki gerilimi artırmakla birlikte, çatışma riskini de azaltmaya çalışmaktadır.























