New York'ta BM Genel Kurulu'nda İsrail Başbakanı Netanyahu'nun konuşması sırasında ve sonrasında sokaklarda protesto etmenin bir dalgasını oluşturdu. Binlerce kişi, Gazze'deki soykırım, Filistin topraklarındaki işgal ve zorunlu sürgün politikalarını eleştirerek Netanyahu'yu protesto etti. Bu olay, ABD ile Türkiye arasındaki siyasi gerilimi de yansıttı.

Türkiye'nin New York'taki BM temasları, Filistin insanlık krizine ve BM reformuna odaklandı. Cumhuriyet yazarı Yılmaz Polat, Trump'ın F-35'ler ve yaptırımlar konusunda verdiği sözlerin somut bir adıma dönüşmediğini belirtti. Polat, Trump'ın sözlerde durmadığını ve ABD-Türkiye ilişkilerinin belirsiz kaldığını ifade etti.

Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda verdiği mesaj, dünya kamuoyuna Türkiye'nin konumunu daha net bir şekilde yansıttı. Türkiye'nin BM toplantılarına katılması, uluslararası siyasette önemli bir rol oynadığını gösterdi. Bu süreçte, ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin durumu ve Filistin meselesi, siyasi analistlerin dikkatini çekti.

New York'ta yaşanan protestolar ve Türkiye'nin BM'deki konumunun birlikte değerlendirilmesi, bölgesel ve küresel siyasi dinamiklerin nasıl şekillendiğini gösterdi.